Hipospadias cerrahisinde doğal penis ve üretra anatomisini temel alan, fistül ve darlık riskini azaltmayı hedefleyen ve tekrarlayan hipospadias olgularında uygulanabilen cerrahi yöntem.



GFC (Glanular-Frenular Collar — Glanüler-Frenular Yaka) tekniği, modern hipospadias cerrahisinde çığır açan anatomik bir yaklaşımdır. Yüzlerce yıldır uygulanan standart hipospadias ameliyatı yöntemlerinde, idrar kanalının bir kateter üzerinde tüp haline getirilmesi ve kesilen penis başı kanatlarının (glansın) bu tüp etrafına sarılarak, orta hatta birleştirilmesi esas alınmıştır. Oysa, Dr Özbey’in tarif ettiği anatomik yapılar, erkek üretrasının penis başı içinde daha geniş ve özel bir yapıda olduğunu (fossa navicularis), basit bir tüp yapısından ibaret olmadığını göstermektedir.
Manyetik rezonans görüntüleme (MR) çalışmalarıyla belgelendiği üzere; fossa navicularis (glanüler üretra) ile septum glandis ve frenulum arasında kendine özgü, fonksiyonel bağlantılar mevcuttur. GFC tekniği, glanüler üretranın anne karnındaki embriyolojik gelişim sürecini taklit ederek penisin doğal ve fonksiyonel anatomisini geri kazandırmayı amaçlar.
Fossa navicularis, septum glandis, frenulum ve normal idrar akış mekanizmasını eş zamanlı olarak dikkate alan bu yöntem ile glans içinde bulunan idrar kanalının gerginlik olmadan onarılmasına olanak tanır. Bu fizyolojik yaklaşım sayesinde, cerrahi sonrasında darlık oluşturmadan, doğal ve dalga benzeri bir idrar akışının elde edilmesi hedeflenir.

En anatomik onarım olan GFC tekniği, glanüler üretranın doğal özelliklerini gözeterek hipospadiasta en etkili ve tatmin edici sonuçları verir.
Geleneksel hipospadias tedavisi yöntemlerine kıyasla GFC yaklaşımının klinik ve anatomik avantajları şunlardır:
Fistül (İdrar Kaçağı) Riskinin Azaltılması: Çift katmanlı ve penisin kendi doğal doku planları kullanılarak yapılan rekonstrüksiyon sayesinde, dikiş hattından sızıntı (fistül) oluşumu riskinin anlamlı derecede azaltılması amaçlanır.
Glans Ayrışması ve Meatal Darlık Riskinin Ortadan Kaldırılması: Klasik cerrahilerde penis başı kanatları zorlanarak birleştirildiğinden (glans füzyonu) darlık ve fistül riski yüksektir. Aksi durumda ise dikişlerin açılma (glans dehisensi) riski söz konusudur. GFC tekniğinde ise penis başının alt yüzeyi glans dokusu ile tamamen kapatılmaz, normal anatomide olduğu gibi, septum glandis ve frenulum oluşturularak, glanüler üretranın esnemesine olanak tanınır. Bu anatomik rekonstrüksiyon, özellikle üretranın aktif olduğu durumlarda (idrar yapma ve ejakülasyon) rahat açılması ve kapanmasına izin verir.
Estetik ve Doğal Görünüm: Glans üzerinde agresif ve anatomik olmayan bir kesi (diseksiyon) yapılmadığı için; operasyon sonrasında doğala en yakın, kozmetik açıdan başarılı bir görünüm elde edilmektedir.

Journal of Pediatric Surgery, Ocak, 2026. (PDF)
Tıpta gelenek yanılgısı yaygındır, uzmanlar tarafından öğretilebilir ve dikkatli olunmazsa kolaylıkla kabul edilir ve uygulanır. Bu da komplikasyonların kabul edilmesine yol açar ve ameliyat sonrası komplikasyonları hipospadias ameliyatı kadar kolay kabul eden başka bir cerrahi uzmanlık alanı yoktur. Bu nedenle, hastaların en az 2-3 kez ameliyat olması gerektiği düşünülür. Hipospadias ameliyatında geleneksel yanılgılar ve kanıta dayalı anatomik gerçekler:
Erkek üretrası, tüm hipospadias onarım teknikleriyle yapıldığı gibi düz, düzgün bir tüp değildir. İdrar yolunda belirli fonksiyonel özelliklere sahip glanüler üretrayı oluşturan “fossa navicularis” vardır. Glans, glanüler üretra ortalarında yavaş yavaş sona erer ve corpus spongiosum’un uzantısı veya genişlemesi değildir. Fossa navicularis’in hatalı bir gelişimi, glansın kendisinin bir malformasyonunu gösterir ve glans üzerinde değişen derinlikte oluklar olarak kendini gösterir.
Glans dokusu naviküler fossayı tamamen çevrelemez, ventral orta hat boyunca “septum glandis” ile ayrılır. “Glans füzyonu” olmamasına rağmen, ne yazık ki hipospadias ameliyatlarında onlarca yıldır glansın kanatlarının kesilerek birleştirilmesi rutin olarak yapılmaktadır.
”Septum glandis”, fossa navicularis’i kaplayan fibroelastik dokudur. Fibroelastik bir bölüm olarak septum glandis, idrara çıkma ve boşalma sırasında glanüler üretranın elastikiyetini ve adaptif konfigürasyonunu sağlar. Frenulum ile birlikte septum glandis, glanüler üretranın alt duvarını oluşturur.
“Distal ligaman”, özellikle cinsel ilişki sırasında penisin ve glansın esnekliğine ve sertliğine önemli ölçüde katkıda bulunur. Glansın orta hatta derince kesilmesinin, hipospadias onarımı yapılan hastalarda erektil disfonksiyona (sertleşme sorununa) yol açtığı bildirilmiştir. Çünkü bu kesi ile internal üretrotomi kesisi aynıdır ve distal ligamanın olduğu yere denk gelir. Sık uygulanan diğer bir yanlış, bu kesinin greftlenmesi ise, iyileşmeyi engelleyeceğinden, çok daha zararlı olduğu kesindir.

Erkek üretrasının onarımındaki yüzyıllardır süren yanılgılar nedeniyle, hipospadias cerrahisi karmaşık bir işlem hâline gelmiştir.
Daha önce bir veya birden fazla hipospadias ameliyatı geçirmiş ancak fistül ya da darlık gelişmesi veya glans açılması gibi nedenlerle başarısızlıkla sonuçlanmış (nüks) olgular, cerrahi açıdan en zorlu hastalardır. GFC tekniği, bu tür nüks gösteren hastalarda da başarılı bir anatomik rekonstrüksiyon için güçlü bir alternatif sunmaktadır.

Hipospadias onarımı; glanüler ve penil üretra için ikili cerrahi yaklaşımla septum glandis, frenulum ve fossa navicularis’in yeniden oluşturulmasını içermelidir.
— The GFC technique: dual approach to hypospadias reconstruction, J Pediatr Urol, 2024
GFC tekniği, Prof. Dr. Hüseyin Özbey tarafından tanımlanmış ve uluslararası tıp literatürüne kazandırılmıştır. 30 yılı aşkın çocuk cerrahisi ve çocuk ürolojisi deneyimi, 80’ı aşkın uluslararası bilimsel yayın ve geniş vaka serileri, bu spesifik tekniğin güvenle uygulanmasının temel dayanağıdır.
Uluslararası literatürde kabul gören bu tekniğin geliştiricisine ait detaylı akademik geçmiş ve uzmanlık bilgilerine ulaşmak için Prof. Dr. Hüseyin Özbey Özgeçmiş sayfasını ziyaret edebilir,
Hastalığın temel evreleri ve çeşitleri hakkında detaylı bilgi edinmek için Hipospadias Nedir? kapsamlı hasta rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Bu makale, Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Özbey tarafından tıbbi literatüre dayanılarak hazırlanmıştır Prof. Dr. Hüseyin Özbey’in tüm bilimsel yayınlarını buradan inceleyebilirsiniz.