HİPOSPADİAS / HİPOSPADİYAS
Hipospadias ya da hipospadiyas hastalığı, penis ve idrar yolunun ağır bir malformasyonudur. Doğum sonrasında, erkek bebeğin idrar yolunun penisin ucunda olmadığı, penis alt yüzüne veya torbaların arasına açıldığı gözlenir. Bu durum, halk arasında “doğuştan sünnetli olmak” ya da “peygamber sünneti” olarak bilinir. Hipospadias ameliyatı, penisin ve üretranın fonksiyonel anatomisine uygun olarak, tek seansta ve komplikasyonsuz olarak yapılmalıdır.
Dr Hüseyin Özbey, hipospadias ve karmaşık genitoüriner malformasyonların rekonstrüksiyonunda geniş deneyime sahiptir. Septum glandis, fossa navicularis ve idrar akım dinamiğinin hipospadias cerrahisindeki önemi ilk kez Dr Hüseyin Özbey tarafından belirtilmiştir. Tarif ettiği hipospadias ameliyatı tekniği (Glanular-Frenular Collar;GFC) ile penis ve üretranın anatomik özelliklerinin (‘fossa navicularis’, ‘septum glandis’, ‘frenulum’ ve ‘dalga formundaki idrar akım şekli’) sağlanması hipospadias cerrahisinde bir ilk, ve dönüm noktasıdır. Bu yöntemle hem İstanbul’da, hem de yurt dışında bir çok ülkede (Avusturya, Rusya, Almanya, Mısır, Irak vs.) eğitim amaçlı ameliyatlar yapmıştır.
Çocuk cerrahisi, çocuk ürolojisi hastalıkları, cinsel gelişim kusurları ve HİPOSPADİAS ile ilgili daha fazla türkçe bilgilere ulaşmak için:
Çocuk Cerrahisi Dergisi (Journal of Pediatric Surgery), 2026, Ocak sayısında, ne yazık ki yaklaşık 30 yıldır tüm dünyada ve ülkemizde de yaygın olarak kullanılan “Tubularized Incised Plate/TIPU/Snodgrass” tekniğinin neden yanlış olduğunu ve komplikasyonlara yol açtığını özetledim:
HİPOSPADİAS CERRAHİSİNDE GELENEKSEL YANLIŞLAR
Journal of Pediatric Surgery, Ocak, 2026. (PDF)
Tıpta gelenek yanılgısı yaygındır, uzmanlar tarafından öğretilebilir ve dikkatli olunmazsa kolaylıkla kabul edilir ve uygulanır. Bu da komplikasyonların kabul edilmesine yol açar ve ameliyat sonrası komplikasyonları hipospadias ameliyatı kadar kolay kabul eden başka bir cerrahi uzmanlık alanı yoktur. Bu nedenle, hastaların en az 2-3 kez ameliyat olması gerektiği düşünülür. Hipospadias ameliyatında geleneksel yanılgılar ve kanıta dayalı anatomik gerçekler:
1- Erkek üretrası, tüm hipospadias onarım teknikleriyle yapıldığı gibi düz, düzgün bir tüp değildir. İdrar yolunda belirli fonksiyonel özelliklere sahip glanüler üretrayı oluşturan “fossa navicularis” vardır. Glans, glanüler üretra ortalarında yavaş yavaş sona erer ve corpus spongiosum’un uzantısı veya genişlemesi değildir. Fossa navicularis’in hatalı bir gelişimi, glansın kendisinin bir malformasyonunu gösterir ve glans üzerinde değişen derinlikte oluklar olarak kendini gösterir.
2- Glans dokusu naviküler fossayı tamamen çevrelemez, ventral orta hat boyunca “septum glandis” ile ayrılır. “Glans füzyonu” olmamasına rağmen, ne yazık ki hipospadias ameliyatlarında onlarca yıldır glansın kanatlarını keserek birleştirilmesi rutin olarak yapılamaktadır.
3-“Septum glandis”, fossa navicularis’i kaplayan fibroelastik dokudur. Fibroelastik bir bölüm olarak septum glandis, idrara çıkma ve boşalma sırasında glanüler üretranın elastikiyetini ve adaptif konfigürasyonunu sağlar. Frenulum ile birlikte septum glandis, glanüler üretranın alt duvarını oluşturur.
4-“Distal ligaman”, özellikle cinsel ilişki sırasında penisin ve glansın esnekliğine ve sertliğine önemli ölçüde katkıda bulunur. Glansın orta hatta derince kesilmesinin, hipospadias onarımı yapılan hastalarda erektil disfonksiyona yol açtığı bildirilmiştir. Çünkü bu kesi ile internal üretrotomi kesisi aynıdır ve distal ligamanın olduğu yere denk gelir. Sık uygulanan diğer bir yanlış, bu kesinin greftlenmesi ise, iyileşmeyi engelleyeceğinden, çok daha zararlı olduğu kesindir.
Bilimsel çalışmalarımın bulguları ışığında geliştirilen Glanular-Frenular Collar (GFC) tekniği ile bu yanlışlar ve olumsuz sonuçları (darlık, fistül vb) ortadan kaldırılmıştır.
- Başarısız bir hipospadias ameliyatından sonra çocuklardan daha çok acı çekenler yalnızca ebeveynleridir. Dr Hüseyin Özbey
- Fossa navicularis ve septum glandis’in anatomik gerçekler olması, ne yazık ki yaklaşık 30 yıldır ülkemizde ve tüm dünyada uygulanan en popüler cerrahi tekniğin (Tubularised Incised Plate Uretroplasty; TIPU) geçersiz olduğunu göstermektedir.
- Bilinen ve yüksek komplikasyon oranlarına (özellikle meatal darlık ve glans ayrışması) rağmen TIPU tekniğinin yaygınlaşması , hipospadias tarihçesinde gelenek yanılgısının etkisini ortaya koymaktadır. Hüseyin Özbey, Journal of Pediatric Urology, 21;526-527, 2025
SIK SORULAN SORULAR
Hipospadiyas/Hipospadyas nedir?
Erkek çocukta dış idrar yolu (üretra) ağzının penis ucunda olmaması, daha aşağıda ve geride olmasıdır. Halk arasında “doğuştan sünnetli” ya da “peygamber sünnetli” olarak ifade edilir.
Hipospadiyas farklı şekillerde olabilir mi?
Hipospadiyas, idrar yolu (üretra) boyunca farklı şekillerde oluşabilir. Genellikle, 1. derece (glanüler), 2. derece (distal), ya da 3.derece (proksimal) hipospadiyas olarak sınıflanır. İkinci ve 3. derece hipospadiyaslarda penis aşağya doğru çekilerek eğrilik gösterebilir (“chordee”).
Hipospadiyas sık görülür mü, sebepleri nelerdir?
Hipospadiyas, erkek çocuklarda inmemiş testisten sonra en sık görülen dış genital yapı anomalisidir. Sıklığı giderek artan hipospadiyas, erkek yenidoğanlarda 1/250 oranında görülebilir. Hipospadiyas ile birlikte inmemiş testis, böbrek gelişim kusurları, cinsel gelişim kusuru (DSD) görülebilir. Hipospadiyas oluşma nedenleri arasında sıklıkla endokrin, çevresel ve genetik faktörler bulunur. Bazı kimyasal maddelerin ve teratojenik ilaçların, anne karnında gelişmekte olan bebeği etkilemesiyle oluşabilir.
Hipospadiyasın tedavisi nedir?
Cerrahidir. Hipospadiyaslı çocuklarda aşağı doğru idrar yapma, idrar yapma güçlüğü, ağrılı ereksiyon, cinsel birleşme güçlüğü ve tüm bunların sebep olduğu olumsuz psikolojik etkiler vardır. Bu problemlerin ortadan kaldırılması için 6 ay – 1,5 yaş arasında cerrahi tedavi uygulanır. Cerrahi tedavi ile düzgün, darlık ve kaçak olmayan idrar yolu oluşturulur, penis eğriliği düzeltilir.









